Yabancı Sermaye Hareketlerinin Ekonomik Büyümeye Etkileri

Ekonomilerin istikrarlı bir kalkınma düzeyine ulaşması için gereken yatırımların en önemli kaynağı tasarruflardır. Tasarruf oranları gelişmekte olan ülkelerde gelişmiş ülkelere göre oldukça düşüktür bu nedenle gelişmekte olan ülkeler yatırım ve dış ticaret açığını kompanse etmek için yabancı sermayeye ihtiyaç duyarlar.

Dünya ekonomilerinde yaşanan küreselleşmenin hızlanması, gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaç duyduğu sermayenin doğrudan yabancı yatırımlar yoluyla karşılanmasına yardımcı olmuştur bu nedenle, gelişmekte olan ülkeler istihdam artışına katkıda bulunarak, ekonomik büyümeyi sağlamak için, doğrudan yabancı yatırım girişlerini destekleyici politikalar uygulamaya başladılar. Yabancı sermaye girişleri alt yapı yatırımlarını arttırıp teknolojik gelişmeye yardımcı olarak büyümeyi desteklemektedir. Yabancı yatırımlar ve ekonomik büyüme arasında pozitif bir ilişki olduğu kabul edilir.

Gelişmiş ülkeler açısından bakıldığında, ulusal sermayenin ait olduğu ülkelerde beklediği karı bulamaması sermayenin gelişmekte olan ülkelere doğru kaymasını zorunlu hale getirmiştir. 1980’li yıllarda başlayan finansal serbestleşme uygulamasından sonra sermaye hareketlerinin dünyada hız kazandığı gözlenmektedir.

Ancak burada bir noktaya dikkat edilmesi gerekir. Ülkeye giren yabancı sermaye sabit sermaye yatırımı için giriyorsa bu asıl arzu edilen durumdur. Çünkü bu sermaye yatırım yapacak, istihdam sağlayacak ve ekonomide GSYİH (GDP)’nın büyümesine katkıda bulunacaktır.

Buna karşın kısa vadeli olarak ülkeye giren sıcak para ise geçici bir süre refah sağlayabilir. Lokal para biriminde (currency) değerlenmeye yol açar ayın zamanda faizlerde de (interest rate) gerilemelere neden olacaktır. Finans piyasalarında geçici bir bahar havasına neden olabilir. Ancak yeterli getiri (return) sağlanıp, kar alma (take profit) zamanı geldiğinde ülkeden çıkarken de sarsıntılara neden olur. Ülkenin para birimi değer kaybeder, faizler yükselir ve borsalar (markets) düşer.

Aşağıdaki grafik 1989 yılından günümüze Türkiye’deki net dolaylı yatırımlar ve iktisadi büyüme arasındaki ilişkiyi göstermektedir.