Doğrudan yabancı yatırımlar için ülkeye gelen yabancı sermaye ev sahibi ülkede istihdam artışı,">

Yabancı sermaye hareketlerinin döviz kurlarına etkisi

Sermayenin ülkeler arasındaki dolaşımı yaygınlaşmaktadır. Küresel ekonomi günümüzde gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaç duyduğu sermayenin doğrudan yabancı yatırımlar yoluyla karşılanmasına imkan sağlar. Özellikle gelişmiş ülkelerdeki ulusal sermaye, ait olduğu ülkelerde beklediği karı elde edemediğinde gelişmekte olan ülkelere kayar 1980’li yıllarda başlayan finansal serbestleşme uygulamalarıyla sermaye hareketlerinin hız kazandığı gözlemlenmektedir. Teknolojideki gelişme ile birlikte iletişim olanaklarının artması, uluslararası ticaret hacminin artmasına ve yabancı sermaye hareketlerinin hızlanmasına neden olmuştur.

 Yabancı Sermaye; Bir ülkenin dış kaynaklardan elde ettiği mali ve teknolojik kaynaklardır. Yabancı yatırım ise, bir ülkede yatırım yapılabilir kaynakların bir başka ülkeye yatırım amaçlı aktarılmasıdır.  Yabancı sermaye yatırımlarının portföy yatırımları dışında kalan bölümüne ise doğrudan yabancı yatırım adı verilir. 

Portföy yatırımları için ülkeye gelen yabancı sermaye hisse senedi, tahvil gibi likiditesi yüksek menkul kıymetlere yatırım yapmaktadır. Ekseriyetle 1 yıl ve altında kısa vadeli sıcak para olarak tanımlanan yatırımlardır. Yüksek faiz ve spekülatif kazanç hedefler bu nedenle ülkeyi her an terk etme riski taşımaktadırlar. Kısa vadeli olarak ülkeye giren sıcak para geçici bir süre kalkınmaya katkı sağlar finans piyasalarında geçici bir bahar havası yaşanmasına neden olabilir. Döviz bolluğu para biriminde geçici bir süre değerlenmeye yol açar ve faizlerin düşmesine neden olur. Yabancı sermayenin tüketimin finansmanında kullanılması durumunda enflasyon gibi istenmeyen sonuçlar da doğabilir üretim ve gelirin yetersiz olduğu ülkelerde tüketimin ithalatla sağlanması ve para bolluğu nedeniyle lokal paranın aşırı değer kazanması cari işlemler dengesinin bozulmasına neden olacaktır. Sıcak para özellikle gelişmekte olan ülkelerde finansal piyasalardan kaynaklanan krizlerin artmasına neden olmaktadır.   

Sıcak para, yeterli getiriyi sağladıktan sonra ya da risk gördüğü anda ülkeden kaçma riski taşır demiştik. Genellikle elektronik ortamda gerçekleştirilen portföy yatırımlarının kısa sürede ülkeden çıkması ülke para biriminin değer kaybetmesine, faizlerin tekrar yükselmesine ve borsaların düşmesine neden olur. Menkul kıymet piyasalarında değerlendirilen yabancı sermayenin diğer bir sakıncası da, menkul kıymet piyasalarındaki rantın yabancı yatırımcılara aktarılması ve piyasada yabancıların belirgin bir kontrole sahip olmasıdır.   

Doğrudan yabancı yatırımlar için ülkeye gelen yabancı sermaye ev sahibi ülkede istihdam artışı, dış ticaret açığının azalması, ekonomik büyümenin arttırılması gibi bazı sosyal ve ekonomik faydalar sağlamaktadır. Doğrudan yabancı yatırımlar önceleri gelişmiş ülkelerin arasında yapılırken 80’li yıllardan itibaren de gelişmekte olan ülkeler doğrudan yabancı yatırımları çekmeye başlamıştır.

 Tasarruf oranları düşük olan gelişmekte olan ülkeler ekonomik büyüme ve kalkınma için ihtiyaç duydukları sermayeyi doğrudan yabancı yatırımlarla karşılayabilmekte, yabancı sermaye girişleri sayesinde alt yapı yatırımları, teknolojik gelişmeler hızlanmakta ve büyüme desteklenmektedir. Bu bağlamda gelişmekte olan ülkeler kamu müdahalelerini azaltarak ticaretin liberalleşmesine katkı sağlayabilecek yasal düzenlemeler ve vergi politikalar uygulamaktadır. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları bir ülkede firma satın almak, birleşme, yeni bir işletme kurmak, mevcut bir şirketin sermayesini arttırmak şeklinde gerçekleştirilebilir. Bu tür doğrudan sermaye girişlerinin ülke ekonomisi üzerindeki etkileri orta ve uzun vadede görülebilmektedir.  

Ülkenin makroekonomik yapısıyla sermaye hareketleri yakın ilişki içerisindedir. Sermaye hareketlerinin büyümeyle yakın ilişki içinde olduğunu söyleyebiliriz. Yabancı sermaye yöneldiği ülkede geldiği ülkeden daha fazla kar elde etme beklentisindedir. Günümüzde doğrudan yabancı sermaye yatırımları çok uluslu şirketler aracılığı ile yapılmaktadır. Çok uluslu şirketler çok sayıda ülkede faaliyet göstermekte olduğundan döviz kuru hareketlerinden etkilenirler. Yabancı yatırımcılar yatırım yapacakları ülkeye karar verirken ülke riski, kur riski, ücret, hammadde, lojistik, enerji maliyetleri gibi faktörleri göz önünde bulundurmaktadır.  Yapılan araştırmalarda döviz kurlarındaki artışın doğrudan sermaye yatırımlarını ertelediği gözlemlenmiştir. Parası değer kazanan ülkede maliyetler yükseldiği için sermaye,  parası değer kaybeden ülkelere doğru kaymaktadır. Sermaye hareketlerinin diğer belirleyici unsurları dış açık,  kamu ve özel sektör borçları ve reel faizlerdir. Kamu borçlarının finansmanında kullanılan yabancı sermaye kısa vadeli dengelerin sağlanmasında yardımcı olur. Bu durumda yabancı sermaye için ödenen reel faizin toplam GSYİH’nın  %15’ini geçmesi ilgili ülke ekonomisi için istenmeyen bir gelişmedir. 

Bir ülkenin para biriminin değerini belirleyen en önemli faktörler enflasyon, faiz oranları, cari açık, kamu borcu, siyasi ve mali istikrardır.  Bütün bu faktörler birbiriyle etkileşim içindedir. Sonuç olarak yabancı sermaye yatırım yapacağı ülkeyi seçerken aynı makroekonomik faktörleri ve yanı sıra lojistik ve siyasi faktörleri de göz önünde bulundurmaktadır.

 Doğrudan ya da portföy yatırımları için ülkeye gelen yabancı sermaye ilgili ülkenin ekonomisinde ve ülkenin para biriminin değerinde farklı etkiler yaratmaktadır. Kısa vadeli, spekülatif kar ve yüksek faiz hedefleyen sıcak para girişlerinin yarattığı geçici döviz bolluğu lokal para biriminin değerini geçici olarak yükseltse de uzun vadede yarattığı olumsuzluklar para biriminin değerinin düşmesine neden olacaktır.  Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının ülke ekonomisine etkisi ise uzun vadede gözlemlenmektedir. Ülke varlıklarının uzun vadede yabancılaşmasına neden olabilmesi ve karın yurt dışına transferi gibi olumsuz etkileri olsa da doğrudan sermaye yatırımlarından beklenen ülkede hızlı ve istikrarlı reel büyüme ve istihdama katkı sağlamasıdır. 

Aşağıdaki grafikte Türkiye’ de 2005-2015 yılları arasında DDY girişleri görülmektedir

Kaynak: TC Merkez Bankası 



Aşağıdaki grafikte aylık periyotta ve 2005-2015 yılları arasında USDTRY Paritesinin performansı gözlemlenmektedir. Yabancı sermaye girişinin yüksek olduğu dönemlerde TL’nin Dolar karşısında değer kazandığını görüyoruz.

 



Aşağıdaki grafikte 2005-2014 yılları arasında Türkiye’de yabancı sermayeli şirketlerin artışını görüyoruz 2014 yılında 39.100 civarında yabancı sermayeli şirket Türkiye’de faaliyet göstermektedir.

Kaynak: Ekonomi Bakanlığı

Aşağıdaki tablo 2002-2015/Mayıs ayı arasında Türkiye’ye giren yabancı sermayenin sektörlere dağılımını göstermektedir. (UYD: Uluslararası Doğrudan Yatırım) 

Kaynak: www.tcmb.gov.tr