2017 yılının ilk ayını hatırladıkça, 2018 yılına ciddi anlamda pozitif başladığımızı söyleyebilirim. Geç">

USD/TL'nin aşağı yönde tepki verecek alanı bulunuyor

2017 yılının ilk ayını hatırladıkça, 2018 yılına ciddi anlamda pozitif başladığımızı söyleyebilirim. Geçtiğimiz yıl, bu dönemde USD/TL kurunda rekor seviyeleri konuşurken, 2018 yılının 9 günlük bilançosunda TL lehine hareketlerin sürdüğünü gözlemliyoruz. 

2018 yılına girmeden, Türkiye- ABD arasındaki vize krizi sona erdi. Yeni yıla, bu konuyu taşımadan girmemiz USD/TL kuru açısından bir bahane oldu ve kur 3.80’nin altına doğru tepkisini gösterdi. 28 Aralık günü gelen bu haber, kurun o günden bu yana hareketini 3.70-3.80 aralığına sıkıştırmasını destekledi. Bu aralığı daha da daraltırsak, USD/TL kurunda işlemler daha çok 3.73-3.78 aralığında yoğunlaşıyor. 

TL lehine hareketlerin sürdüğü bu ortamda en büyük soru “USD/TL kurundaki geri çekilmenin sürüp sürmeyeceği” olduğu görülmekte. 

USD/TL kuru hakkında net konuşabilmek için önce ekonomik takvime bakmakla başlayabiliriz. 

Aşağıda, USD/TL için önemli tarihleri paylaşmak istiyorum. 

18 Ocak – TCMB Faiz Kararı

19 Ocak – Fitch, Türkiye Değerlendirmesi

31 Ocak - Fed Faiz Kararı 

Aslında, yukarıda tarihler nedeniyle TL’deki senaryonun olumsuz yönde etkilenebileceğini düşünmüyorum. Nedenlerine baktığımızda;

*TCMB’den ocak ayında sıkı duruşunu koruması bekleniyor. 03 Ocak tarihinde açıklanan aralık ayı Türkiye enflasyon rakamlarında özellikle çekirdek enflasyonda hala artışın sürdüğü ve %12’lerin üzerinde olduğu görülmekte. Manşet tarafta baz etkisine bağlı bir düşüş olmasına rağmen çekirdek enflasyon hala aşağı yönlü eğilimine girmemiş durumda. Dolayısıyla, TCMB’nin enflasyonla mücadeleye devam edeceğini ve bir süre daha sıkı duruşunu koruyacağını söyleyebiliriz. Aynı zamanda, son dönemde TL varlıklardaki oynaklık nedeniyle TCMB’den faiz artışı bekleyen piyasalar bu ay suskun. TL’nin yeni yıla pozitif ayrışarak girmesi, TCMB’den faiz artırma beklentilerini de zayıflatmış durumda. Enflasyon ve TL varlıklardaki performansa bakıldığında, TCMB bu yılın ilk toplantısını rahat atlatacak gibi duruyor. Bu tablo karşısında, TCMB kaynaklı TL varlıklar üzerinde yeni bir fiyat hareketinin olacağını düşünmüyorum. 

*Fitch’in kararına baktığımızda, kuruluş 2017 yılı ekim ayında yayınladıkları raporunda, Türkiye’nin 2017 yılı için büyüme tahminini %4.7’den %5.5’e yükseltirken, ülkenin 2018 ve 2019 yıllarında ise %4.1 büyümesini beklediklerini ifade etmişti. Aynı kurum, yeni yılın ilk haftasında da yapmış olduğu açıklamalarında, Türkiye’nin gelecek 5 yılda ortalama %4.8 büyüyeceğini öngördüğünü belirtti. Kurumun, Türkiye’ye yönelik beklentileri oldukça güçlü ve bu tablo karşısında bu ayki değerlendirmelerinde Türkiye’nin not görünümünde yukarı yönde revizeye bile gidebilirler algısı oluşabilir. Ancak, bir olayı unutmamak gerek. Her ne kadar, fiyatlamalar içerisinde şu sıralarda hissedilmese bile ABD’deki davayı göz önünde bulundurup bu duruma raporunda yer verirse o zaman not görümünü korumak ve bir sonraki not değerlendirme tarihine kadar Türkiye’yi izlemeye devam edebilir. Ancak, Fitch raporunda bize yönelik olumsuz açıklamalarda bulunmazsa, not görünümünde değişikliğe bile gitmese TL varlıklardaki iyimserlik sürebilir. Hatta, değişiklik yapmaz ama açıklamalarda ülke ekonomisine yönelik beklentilerinin oldukça kuvvetli olduğuna değinirse bu durum TL varlıklardaki pozitif ayrışmaya destekleyici etki yaratabilir. Kısacası, Fitch kaynaklı da TL varlıklarda olağanüstü bir durum olmadıkça pozitif havanın korunmasını bekliyorum. 

*Fed’in faiz kararı ile ocak ayını kapatıyoruz. Bu toplantı, Fed Başkanı J. Yellen’ın son toplantısı olacak. Ancak, piyasalar bu toplantıdan herhangi bir faiz artışı beklemiyor. Takvimde, ocak ayı toplantısında Yellen konuşması ve ekonomik projeksiyonlarda yer almıyor. Dolayısıyla, 31 Ocak gayet sakin bir Fed akşamı olabilir. Yellen içinse toplantı dışında bir konuşma gelse bile fiyatlamalar açısından risk teşkil etmiyor. Bundan sonraki toplantılarda, faiz artış ihtimalini açıklanacak ekonomik verilerin performansı belirleyecektir. Dolayısıyla, ocak ayında güçlü Dolar algısını oluşturabilecek bir Fed yok karşımızda. 

TCMB, Fed ve Fitch ile ocak ayını kapatıyor olacağız. Çok uzun olmasa bile kısa kısa değerlendirerek bu üç gelişmenin olası piyasa etkilerini belirtmeye çalıştım. Bu saydıklarımı göz önünde bulundurduğumuzda da, TL’nin pozitif ayrışmasının ayın kalanı içinde korunacağını söyleyebilirim. Dış piyasada ise Dolar hala temkinli ve Doları uzun süreli hareketlendirebilecek önemli bir gelişme de bulunmuyor. Zaman zaman, Dolarda tepki yükselişleri gelebilir ancak bu bir gelişmeye bağlı olmadığı müddetçe çok sağlıklı bir fiyat hareketi olmayacağını da söyleyebilirim. Gelişmekte olan ülkeler endeksinde de yukarı yönde gitme iştahı bulunuyor. Doların bu sakin seyrinin, gelişmekte olan ülke piyasalarına bir fırsat olduğunu ve onlara yönelik fon girişlerinin sürdüğünü söyleyebilirim. Dolayısıyla, TL’de bu sepetten pozitif nemalanıyor ve iyimser seyrini korumaya devam ediyor. 

Aynı zamanda, Türkiye’ye yönelik risk algısında da bir iyileşme var. Türkiye’nin 5 yıllık CDS rakamı 163 çevresinde seyrediyor. Yeni yıla oldukça iyi başlayan CDS rakamı, geçen sene bu ay 300 puana tırmanmıştı, Türkiye’ye yönelik algı bozulmuştu ve TL varlıklarda sert değer kayıpları izleniyordu. Dolayısıyla, CDS rakamının aşağı yönlü eğilimi de TL üzerinde olumlu algılanıyor. Bir süre daha CDS rakamının olağanüstü bir haberle karşılaşmadığımız müddetçe yukarı yönde sert tepki vermesini de beklemiyorum. 

TL swap faizlerindeki yatay seyir ve Dolar endeksinin 92 puanın üzerine sıçramasına rağmen çok güçlü olmamasını da eklersek, USD/TL kurunun aşağı yönde tepki vermek için alanı olduğunu düşünüyorum. OHAL’in uzatılmasının fiyatlamalar içerisinde yeni bir tepkiye neden olmadığını, tek önemli gelişmenin şimdilik ABD’deki dava olduğunu söyleyebilirim. Dava için kararın Nisan ayında verileceği belirtildi. Dolayısıyla, dava süreci belli bir zamanımızı daha alacağı için TL varlıklarda kısa vadede dava kaynaklı bir oynaklık oluşmayabilir. Bu durumda, USD/TL kurunda ilerleyen günlerde geri çekilmelerin devam edebileceğinin göstergesi olabilir. 

Teknik açıdan, 3.7330 bölgesini(100 G HO) ara destek noktası olarak takip edebilirsiniz. Kur, şu sıralarda bu destek noktasının üzerinde ve bu destek noktasının altına doğru hamlesine başlarsa bu durumda 3.70-3.73 aralığı gündeme gelebilir. Dolayısıyla, kurun bu seviyelerdeki performansı önemli olacaktır.

Şunu belirtebilirim, kurda her ne kadar geri çekilme isteği olsa bile özellikle 3.70 seviyesinin aşağısına düşüşler olsa bile bunların uzun soluklu olacağını beklemiyorum. Ocak ayındaki iyimserliğin şubat ayında da sürmesi ve hatta daha da kuvvetlenmesi durumunda USD/TL için beklentiler 3.70 seviyesinin altında yoğunlaşabilir. Şimdilik, 3.70 üzeri seyirler korunabilir ve bir süre 3.70-3.80 aralığında yatay bir bant aralığında takip edebiliriz.