REZERV OPSİYON MEKANİZMASI (ROM)

ROM döviz arz ve talebi arasındaki dengesizliğin azaltılmasını sermaye akımlarındaki aşırı oynaklığın yurt içi piyasalar üzerinde oluşturduğu olumsuz etkilerin giderilmesini amaçlamaktadır.

Zorunlu Karşılık:

Bankalar topladıkları mevduatın bir kısmını merkez bankasına yatırmak zorundadır. İflas riskine karşın geliştirilen bu önlem günümüzde piyasa likiditesi kontrol aracı olarak kullanılmaktadır. Merkez bankaları zorunlu karşılık oranlarını arttırıp azaltarak bankaların vereceği kredi miktar ve maliyetini değiştirebilir.  TCMB zorunlu karşılıklar için bankalara faiz ödemez.

Mevduatın vadesi ve para birimine göre oranlar değişebilir ve yerli ve yabancı para cinsinden karşılık ayrılabilir. Parasal genişleme politikası izlendiği dönemlerde zorunlu karşılıklar azaltılmaktadır.

Rezerv Opsiyon Mekanizması (ROM)

Bankaların zorunlu karşılıklarının belirli bir yüzdesini altın veya yabancı para cinsinden yatırılmasına imkân tanıyan bir uygulamadır.  Bu durum bankalar için bir zorunluluk değil bir alternatiftir. Bankaların mevduat olarak yatırılan TL ile belirli bir oranda altın ve ya döviz almaları belirli bir mekanizmaya bağlı olarak gerçekleştirilir. 

ROM’un amacı döviz varlıklarını arttırarak dış finansal şoklara karşı ekonominin dayanıklılığını arttırmaktır.

Bankaların ROM sistemini kullanması yabancı para ve TL cinsinden kaynakların maliyetleriyle ilişkilidir.

Rezerv Opsiyon Katsayısı (ROK)

Rezerv opsiyon uygulamasını seçen bankalar için zorunlu karşılıklarını döviz ve ya altın cinsinden tutabilecekleri üst sınır. Başka bir ifadeyle; Birim TL zorunlu karşılık karşılığında tutulabilecek yabancı para ve altın karşılığını belirleyen katsayıdır.

Şu anki uygulamada bankalar TL cinsinden tutacakları zorunlu karşılıkların %60’ ını döviz cinsinden, %30’ unu altın cinsinden tutabiliyorlar. Bankaların % 60’ lık kısmın tamamını kullanmaları ROM’un kullanım oranının %100 olduğu anlamına gelir. 

Bir örnekle açıklamak gerekirse; Zorunlu karşılık olarak ayrılması gereken 100 TL’ nın banka tarafından 60 TL’lik kısmının yabancı para olarak tutulduğunu ve  rokun 1 olduğunu farz edelim. (1 TL’ye karşılık gelen tutarda yabancı para) USDTRY 3,0000 olsun her 100 TL’ de 60 TL yerine dolar tutmak isteyen banka 60:3=20 USD zorunlu karşılık ayıracaktır. Başka bir deyişle banka 100 TL’ lik zorunlu karşılık yükümlülüğünün 60 TL’ sini 20 dolar olarak karşılayabilir. ROK 1’ den 2’ ye yükseltilirse bankalar her 1 TL için 2 TL karşılığı döviz tutmak zorunda olacaklar. Bu örnekte banka ROK 2 olduğunda 100 TL’ lik zorunlu karşılık yerine 120 TL’lik dolar tutacaktır 120:3=40 Dolar zorunlu karşılık ayıracaktır. Bu katsayı rezerv oranına göre değişebilir.    

Rok, 1’ den büyük olduğunda rezerv opsiyon mekanizması rokun 1’ e eşit olduğu duruma göre,  döviz arzındaki dalgalanmalara karşı daha etkin bir araç olabilecektir. 

Döviz İmkân dilimleri Katsayı
0-30 1
30-35 1,4
35-40 1,7
40-45 2,1
45-50 2,5
50-55 2,9
55-56 3,7
56-57 3,9
57-58 4,1
58-59 4,3
59-60 4,5

 

Kaynak: www.tcmb.gov.tr

ROM KULLANIM ORANINI ETKİLEYEN UNSURLAR

1-Maliyet unsurları:

Bankalar için zorunlu karşılıkları döviz olarak tutmak Türk Lirası olarak tutmaktan daha az maliyetli ise bankalar döviz olarak tutmayı tercih edebilir.

Örneğin; ROK’ un 1 olduğunu farz edelim yabancı para kaynakları, TL kaynaklara göre daha ucuz ise bankalar bu imkânın tamamını kullanacaktır.

TCMB rezerv opsiyon katsayılarını değiştirerek maliyeti etkileyebilir.

 BAŞABAŞ ROK (EŞİK ROK)

Zorunlu karşılıkların sabit olduğu varsayılırsa başabaş rokun temel belirleyicisi TL ve yabancı para cinsi faiz seviyeleridir. Yabancı para kaynaklarının maliyeti ile   TL kaynakların maliyetinin eşit olduğu nokta eşik (başabaş) rok seviyesidir. Başabaş ROK faizleri belirlenirken kısa vadeli TCMB ve piyasa TL fonlama faizleri ile yabancı para mevduat faizi kullanılır. 

Başabaş ROK, TCMB’nin belirlediği ROK’tan büyükse bankalar açısından maliyet  avantajı yaratır.  

Örneğin; TL kaynakların maliyeti %6, yabancı kaynak maliyeti %3 olsun burada eşik rok 2 olmaktadır. Böyle bir durumda bankalar rezerv opsiyonlarını rok=2 olana kadar kullanacaklardır.

Bankaların başabaş ROK olarak kabul ettiği seviye TCMB tarafından belirlenen ROK’ lara göre durumu ROM (Rezerv opsiyon mekanizması) kullanımını etkileyen önemli bir unsurdur.

Geniş faiz koridoru kullanılan bir politikada faizlerdeki oynaklık yüksek olacağından ROM kullanımında kısa vadeli TL faiz maliyeti yabancı para maliyetine göre daha etkili olacaktır.

2- Diğer unsurlar

  • Döviz likiditesi, (ROM kullanmak için her durumda dövize ihtiyaç duyulacağı için yabancı para likiditesi koşulları ROM kullanımını etkiler). Örneğin;Sermaye girişlerinin hızlandığı dönemlerdeyabancı para kaynak maliyeti TL kaynak maliyetine göre düşüktür bu nedenle bankalar zorunlu karşılıkların daha yüksek bir bölümünü yabancı para cinsinden tutma eğiliminde olacaktır. Diğer bir ifadeyle Yurt dışı borçlanma maliyetleri düştüğünde bankalar rezerv opsiyonlarından daha fazla faydalanır. Yurda giren dövizin bir kısmı bankaların zorunlu karşılıklarına mahsuben TCMB hesaplarına aktarılarak piyasadan çekilmiş olur. Bu durum hem TL üzerindeki değerlenme baskısını azaltır hem de yurda gelen dövizin krediye dönüşme oranını sınırlandırır.

 

Sermaye girişlerinin yavaşladığı dönemlerdeyabancı para kaynaklarının maliyeti yükselir bu durumda bankalar ihtiyaç duydukları döviz likiditesinin bir kısmını rezerv opsiyon kullanımlarını azaltarak elde etme yoluna gidecektir. Rezerv opsiyon kullanımının azalması durumunda bankalar zorunlu kaynaklarını TL olarak tesis edeceklerinden TL talebi artacaktır.

 

  • Döviz kurundaki değişim, (TL’ deki değer kaybı karşılık olarak tutulan dövizin TL değerini yükselteceğinden ROM kullanma oranını arttırabilir). Küresel risk algısı faiz, kur ve likiditeyi etkileyeceğinden başabaş ROK oranını etkileyecektir. Başabaş ROK dolayısıyla ROM kullanımını etkiler. Bir diğer değişkende bankalarının kredi portföylerinin bilanço içindeki payıdır. Kredi verme iştihanın ROM kullanımı ile ters yönlü hareket ettiği görülmektedir.   

 

Diğer bir ifadeyle; Yurt dışı borçlanma maliyetleri düştüğünde başabaş ROK (EŞİK ROK) artacak

Rezerv Opsiyon Mekanizmasının dövize etkisi

Rezerv opsiyon mekanizması döviz piyasaları üzerinde dengeleyici bir etki yaratmaktadır. Döviz rezervlerinin artmasına yardımcı olur.

 ROM hem döviz kurunun hem de piyasa likiditesinin oynaklığını sınırlama potasiyeli taşır. Döviz bolluğu zamanında piyasadan döviz çekme döviz darlığı zamanında ise piyasaya döviz sağlanmasını amaçlar.

 Sermaye giriş çıkışlarının;

1- döviz kurları üzerindeki etkilerini hafiflemek

2- Yabancı para cinsinden kredilerin üzerindeki olumsuz yansımaları hafifletmek

3- TL faizlerinin sınırlı ya da hiç etkilenmeden azaltılmasına yardımcı olmak 

Açısından benzer diğer araçlara göre ön plâna çıkmaktadır. 

Rezerv opsiyonu kısmi olarak kullanıldığında;

TCMB’ nın % 60’ lık rezerv opsiyonu için katsayı belirlerken göz önünde bulundurduğu durum şudur;

Gerek sermaye girişlerinde gerek sermaye çıkışlarında ROM’un  otomatik dengeleyici unsurunun çalışabilmesi için normal zamanlarda bankaların rezerv opsiyon imkânının tamamını kullanmamış olması gerekir. Bu nedenle üst dilimlerdeki  rok büyük olmalıdır.

 

ROM’ un döviz müdahalesi- faiz koridoru – döviz rezervleri üzerinde etkileri.

Kurda oynaklığı azaltmayı hedefleyen döviz müdahaleleri piyasada kurların seviyesine ilişkin sinyal olarak algılanması mümkündür. ROM’ da ise oluşacak hareket bankaların optimizasyon kararına bağlı olduğundan kur seviyesi ya da para politikası duruşuna dair yanlış anlaşılmalar çok daha sınırlı olur.

Merkez Bankası’nın döviz müdahaleleri spekülatif amaçlı talepleri beraberinde getirebilir oysa rezerv opsiyonu kullanımı bankaların ihtiyaçları doğrultusunda belirlendiğinden benzer bir sakınca doğurması beklenmez.

ROM’un bir diğer avantajı da bankaların merkez bankasında tuttukları döviz rezervlerinin bankacılık sektörünün pasiflerindeki büyüme oranına yakın bir şekilde büyümesidir.

Faiz koridoru döviz kuru oynaklığını etkileyen bir faktördür. ROM döviz kurundaki oynaklığı azalttığından geniş bir faiz koridoruna olan ihtiyacı da azaltır.

*** Faiz Koridoru: Merkez Bankası’ nın kısa vadeli borç verme ve borç alma faizi arasında oluşan farka faiz koridoru denir. Bu alanın genişlemesi ya da daralması bankaların fon maliyetlerini etkiler. Merkez Bankası, para arzının kontrolü ve   dövizde ki spekülatif artışa karşı yerel parayı korumayı amaçlar.

ROM aracılığıyla döviz rezervinin TCMB’ den çok özel sektör aracılığıyla birikmesi sağlanır. ROM brüt rezervi arttırırken net rezerv değişmemektedir.

ROM döviz müdahalesine ihtiyacı azaltabilir fakat ortadan kaldıracağını söylemek çok iddialı olur.

Kaynaklar :

www.tcmb.com.tr

TCMB Ekonomi Notları sayı: 2012-28

Rezerv Opsiyon Mekanizması; Koray Alper, Hakan Kara, Mehmet Yörükoğlu

TCMB Finansal İstikrar raporu 2013,