Petrol

Petrol, doğalgaz ve kömürden oluşan fosil yakıtlar dünyanın enerji kaynakları içerisinde %87’ye yakın bir ağırlık taşımaktadır. Fosil kaynaklar, hem enerji olarak, hem de birçok farklı sanayi dalında hammadde olarak kullanılır. Petrol, Latince’ de taş anlamına gelen ‘’petra’’ ve yağ anlamına gelen ‘’oleum’’ sözcüklerinden oluşur. (Petra oleum=Petrol) Dünyanın temel enerji kaynaklarındandır ve enerji tüketimi içerisinde birinci sırada yer alır.

Petrol, bitki ve hayvanların çürüdükten sonraki kalıntılarından meydana gelmiştir. Az akışkan, koyu renkli, alev alan bir sıvıdır. Yeraltındaki kalıntılar milyonlarca yıl çürüdükten sonra geriye kalan yağlı maddeler çamur ve büyük kaya katmanları altında petrol ve gaza dönüşür. İçeriğinde hidrojen, karbon, azot ve oksijen bulunmaktadır. Petrolün içerisinde çok az miktarda kükürt bulunur. Kükürtlü petrol kükürtten arındırılma giderleri nedeniyle,  kükürtsüz ve az kükürtlü petrole göre daha ucuzdur Texas ve Kaliforniya petrollerinin kükürt değeri diğerlerine oranla fazla olduğu için varil fiyatı daha ucuzdur. Değişik kimyasal içeriğe sahip 160’tan fazla petrol çeşidi bulunmaktadır ve bu farklı değerlerdeki petrollerin, kendine has özellikleri ve kullanım alanları vardır.

Binlerce yıl önce, dünyada petrolden ilk olarak Sümerler faydalanmışlardı. Fırat Irmağı kıyısında bulunan bölge (Irak), dönemin en önemli üretim merkezidir. Farklı medeniyetler Fırat ırmağı kıyısından çıkan petrolü farklı amaçlarla kullanmışlar, petrolün önemi sanayinin gelişmesiyle artmış ve otomobil kullanımının yaygınlaşmasıyla çok önemli bir enerji kaynağı haline gelmiştir. Dünya petrol tüketiminin %62’si taşıma sektöründe gerçekleşmektedir.

 Dünyada giderek artan enerji ihtiyacı petrolün önemini arttırmaya devam ediyor. Güneş, rüzgar enerjisi, biyoyakıtlar, gibi alternatif enerji kaynaklarının tüketim içindeki paylarının artmasına rağmen petrol halen toplam enerji ihtiyacının %40’ını karşılıyor. Petrolün bu denli önemli olmasının bir nedeni de, bazı temel ihtiyaç maddelerinin ham petrolden üretilmesidir. Ekonomide bütün sektörler doğrudan ya da dolaylı şekilde petrole bağlı olduğundan petrol fiyatlarındaki gelişmeler ülke ekonomilerini de doğrudan etkilemektedir.

Petrol Fiyatlarını Etkileyen Faktörler

1-       Arz ve Talep Koşulları

2-      Jeopolitik faktörler.

3-      Finansal piyasalardaki kağıt petrol (paper oil) işlemleri ve spekülatif işlemler

4-      ABD Doları’nın diğer para birimleri karşısındaki değeri

5-      Mali krizler.

6-      Hedge fon işlemleri.

7-      OPEC politikaları

8-      Stoklar.

9-      Yedek kapasite.

10-   Arge, Rafinaj maliyetleri ve sektörel yatırımlar

11-   Ekonomik büyüme.

12-   Alternatif enerji kaynaklarının tüketim içerisindeki payı

13-   Enerji verimliliği

       ARZ TALEP KOŞULLARI

Petrol fiyatlarını uzun dönemde belirleyen temel faktör arz- talep dengesidir. Arz ve talep piyasa denge fiyatını belirler. Petrol arz ve talebini etkileyen çok farklı boyutlar mevcuttur bu nedenle petrol endüstrisi oldukça zor bir endüstridir. Talep artışı, arzın talep karşısında yetersiz kalması, rezervlerin sınırlı olması, rezervlerin büyük çoğunluğunun OPEC üyesi ülkelerin kontrolünde olması ve gelecekte üretimin talebi karşılamada yetersiz kalacağı gibi beklentiler petrol fiyatlarını etkilemekte ve petrol piyasası diğer piyasalardan ayrışmaktadır.

Petrol arz esnekliği düşük bir üründür. Dünyadaki petrol arz ve talebindeki değişiklikler genelde uzun vadede gerçekleşir. Petrolün çıkartılmasından tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreç oldukça uzun ve maliyetlidir bu nedenle kısa vadede talep artışına rastlansa da, talep artışı karşısında arz hemen değişmez. Talepteki değişiklik öncelikle stoklardaki ürünlerden karşılanmaya çalışılır.

Teknolojideki gelişmelere rağmen, dünyadaki petrol rezerv miktarını tahmin etmek oldukça güçtür. Yeryüzünde 1 milyar ton civarında petrol olduğu tahmin edilmektedir. 2012 yılı dünya ispatlanmış petrol rezervi  % 0,9 artışla 1.654 milyar varilden 1.669 milyar varile yükselmiştir. Söz konusu rezervin  % 72,6’sı OPEC, (1.212 milyar varil) % 14,3’ü ise OECD (238,3 milyar varil) ülkelerinde bulunmaktadır.

Dünyanın en büyük petrol rezervi Suudi Arabistan Ghawar sahasıdır. Bu bölgede 300 civarında petrol kuyusu bulunur. Petrol rezervlerinde, Suudi Arabistan’ı İran, Irak ve Kuveyt izler. Basra Körfezi dışında en büyük rezervler Libya ve Rusya’dadır. Ham petrolün dünya üzerindeki dağılımına bakıldığında petrol rezervlerinin büyük kısmının Ortadoğu’da toplandığı görülmektedir. Yalnız, bir ülkenin petrol üretimi sadece rezerv büyüklüğüne bağlı değildir.  Petrol üretim miktarı, kullanılan teknolojiden jeopolitik risklere ve doğal afetlere kadar birçok sebepten etkilendiği için bir bölgedeki petrol üretiminde yıllar arasında farklılık görülebilir.

Küresel Petrol Üretimi;

2011 yılında 84,2 milyon varil olan dünya petrol üretimi, 2012 yılında % 2,4 artarak 86,2 milyon varil olarak gerçekleşmiştir.

Ortadoğu ülkelerinde yaşanan siyasi istikrarsızlık, jeopolitik riskler ve  İran’a uygulanan yaptırımlar sebebiyle düşen üretime rağmen, 2012 yılında küresel petrol üretiminde yaşanan 2 milyon varillik artış, büyük ölçüde Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Irak ve Libya gibi OPEC ülkeleri ile ABD’deki üretim artışlarından kaynaklanmıştır. OPEC üyesi ülkeler, küresel petrol üretiminin yaklaşık olarak % 40’ını karşılamıştır.

Küresel Petrol Rezervlerinin Ömrü;

Mevcut teknolojiyle üretilebilen rezervlerin mevcut üretime bölünmesiyle bulunur. Dünya petrol rezerv miktarında artan üretimle birlikte 2011 yılında 53,8 yıl olan rezerv ömrü, 2012 yılında 52,9 yıla düşmüştür.

Küresel Petrol Tüketimi;

2011 yılında 88,9 milyon varil olan dünya petrol tüketimi, 2012 yılında 0,9 milyon varil artarak 89,8 milyon varil olarak gerçekleşmiştir 2012 yılında özellikle OECD dışı ülkelerde talep artışı yaşanırken, Çin (% 5) ve Japonya (% 6,3) bu anlamda dikkat çeken ülkeler arasındadır.

JEOPOLİTİK ETKİLER

Petrol kaynaklarının dünya üzerindeki coğrafi dağılımı dengeli değildir. Dünyadaki petrol rezervleri belli bölgelerde yoğunlaşmaktadır. Siyasi coğrafyanın devletlere sağladığı avantaj ve dezavantajları ifade eden ‘’Jeopolitik’’ kavramı petrol fiyatlarını etkileyen bir diğer önemli faktördür.  Bir ülkede yapılacak petrol üretimi jeopolitik istikrarla yakından ilişkilidir. Petrol üreten ülkelerde yaşanan siyasi belirsizlik, savaş ve terör gibi sebepler arzı kısıtlayıcı etkiye sahip olduğundan, fiyatları arttırıcı etki yaratmaktadır.

FİNANSAL PİYASALAR

Finansal piyasalarda yaşanan hızlı gelişmeler, petrol fiyatlarının belirlenmesinde finans piyasaların etkisinin arttırmaktadır. Petrole dayalı finansal enstrümanların sayısının artması petrol fiyatlarındaki değişiminden kar elde etmek amacıyla yapılan spekülatif işlemlerin hacmini arttırmış ve petrol fiyatlarının belirlenmesinde finansal piyasaların etkisi ağırlık kazanmıştır. Spekülatif işlemlere konu olan EURUSD kuru, faiz oranları, hegde foundların işlemleri, küresel mali krizler ve krizden çıkmak için alınan parasal genişlemeyle ilgili önlemlerin hepsi petrol fiyatlarını yakından ilgilenmektedir.

PETROL FİYATLARININ ABD DOLARI İLE İLİŞKİSİ

Petrol fiyatları doların diğer para birimleri karşısındaki hareketinden de etkilenmektedir. Doların diğer para birimleri karşısında değer kaybetmesi petrol fiyatlarını arttırırken, doların değerindeki artış, petrol fiyatlarının düşmesine neden olmaktadır. Doların değer kaybettiği zamanlarda yatırımcılar dolar riskinden korunmak için petrol kontratlarına yönelmektedir.

MALİ KRİZLER VE EKONOMİK BÜYÜME

Ekonomik büyümenin petrol fiyatları üzerinde tartışılmaz bir etkisi vardır. Son yıllarda artan jeopolitik risklere rağmen petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün en önemli nedenlerinden biri de küresel mali riskler ve küresel ekonomilerde beklenen düşük büyüme hızıdır.

OPEC

Petrol ihraç eden ülkeler birliği OPEC (Organization of Petroleum Expoerting Countries)   Dünya petrol rezervlerinin üçte ikisini ellerinde bulunduran 12 ülkenin oluşturduğu konfederasyondur. OPEC 1960’ta Bağdat’ta kuruldu.  OPEC’in amacı petrol ihracatçısı ülkeler arasında petrol politikalarında birlik sağlamak ve üye ülkelerin çıkarlarını korumaktır. OPEC’in politikalarının petrol fiyatları üzerindeki belirleyiciliği son dönemde azalmıştır. Düşen fiyatlara rağmen,  üretimde kısıtlamaya gitmeme konusundaki tavrı uzmanlar tarafından OPEC in petrol fiyatlarını belirleme gücünün zayıflaması olarak yorumlanmaktadır.  

STOKLAR

Stoklar petrol fiyatlarını etkileyen önemli bir parametredir. Arzda beklenmeyen gelişmelerden kaynaklı daralma yaşandığında petrol ihtiyacı stoklardan karşılanır. Petrol ihraç ve ithal eden ülkelerin stoklarındaki değişiklik kısa vadede petrol fiyatlarını etkileyen önemli bir unsurdur. OECD ülkelerindeki petrol stokları arttığında, OPEC petrol üretimini düşürerek stokların artmasını engeller ve fiyatların belirli bir seviyenin altına düşmesine izin vermez. Societe Generale’nin verilerine göre 2014 yılında dünya petrol stokları 265 milyon varil arttı, stoklardaki artış nedeniyle 2014 yılında petrol fiyatları son 6 yılın en sert düşüşünü yaşadı. Enerji Ajansı’nın (IEA)  açıkladığı verilere göre 2014’ün ekim ayında OECD ülkelerindeki petrol stokları son 5 yılın stok ortalamasıyla aynı düzeydedir. Stoklardaki artış petrol fiyatları üzerinde düşüş baskısı yaratmaktadır. Ham petrol ve akaryakıt stokları rekor seviyelere ulaşırken OPEC’ in üretim kotasını düşürmemesi ABD gösterge petrolü %46 değer kaybetmiştir.

RAFİNAJ VE ARGE MALİYETLERİ VE SEKTÖREL YATIRIMLAR

Ham petrolün aranıp çıkartılması için yapılan yatırım maliyetleri ve çıkartıldıktan sonra meydana gelen işletme giderleri petrol fiyatlarında etkili olan önemli faktörlerdir. Yeni rezervlerin keşfedilmesinin gittikçe zorlaşması,  Arama sahası, kullanılan teknoloji, petrol çıkarmak için kullanılan demir çelik gibi hammadde fiyatlarındaki artış gibi nedenlerle üretim maliyetleri artış gösterebilir. Petrolün çıkartılmasından tüketiciye ulaştırılmasına kadar yapılan giderler petrol fiyatlarını doğrudan etkilemektedir.

YEDEK KAPASİTE

Yedek kapasite OPEC üyesi ülkelerde bulunmaktadır. OPEC’ in yedek üretim kapasitesinin büyük bir kısmı Suudi Arabistan’ın elindedir. Arz ve talebi dengelemek için kullanılan yedek üretim kapasitesi,  piyasayı dengede tutmak açısından stoklarla birlikte önemli bir rol oynar.