Ons altın 2022’ye belirsizliklerle beraber giriyor

Esra Uzun
2021 yılı Delta’sı, Omicron’u derken yine koronavirüs endişelerinin gündemde üst sıralarda yer tutmaya devam ettiği bir yıl oldu. Uzun yıllardır enflasyon yaratmaya çalışan büyük merkez bankaları, öngöremedikleri seviyelere yükselen enflasyonla mücadele yolları aramaya başlarken, enflasyon da piyasalarda en önemli risk unsurlarından biri olarak takip edilmeye başlandı. 2022 senesine girerken bu her iki unsurun da piyasa aktörleri tarafından yakından izlenmeye devam edileceğini kestirmek güç değil. Koronavirüse ilişkin gelişmeler ve olası yeni varyantlar, enflasyonla ne ölçüde mücadele edilebileceği konusu ve enflasyonla mücadele için atılacak parasal sıkılaşma adımlarının yan etkilerinin ne olacağı konularına ilişkin belirsizlikler bizimle beraber 2022’ye girmeye hazırlanıyor.

Yazının girişinde bahsettiğim risklere ilişkin son gelişmelere göz atacak olursak, Güney Afrika’da yapılan bir çalışmaya göre Omicron’a yakalananların hastaneye yatma olasılığı diğer varyantlara yakalananlara olasılıkla %80 daha düşük. Bu gelişme tabi ki riskli varlıklara nefes aldırırken güvenli limanlar üzerinde baskı yaratıyor. Enflasyon ise özellikle arz yönlü unsurlar kaynaklı olması sebebiyle varlığını koruyor. Her ne kadar ABD, Çin gibi büyük petrol tüketicisi ülkeler stratejik rezervlerini devreye alarak enerji fiyatlarını baskılamaya çalışsa da bunlar tek seferlik önlemler olduğu için etkisi de sınırlı kalıyor. Aralık ayının asıl sürprizi Merkez Bankaları’nın enflasyonla mücadele konusunda takındığı beklentilerden şahin tavırlar oldu. ABD’de önce Hazine Bakanı Yellen, ardından Fed Başkanı Powell enflasyonun kalıcı olabileceğine yönelik açıklamalarda bulundu ve söz konusu açıklamalar piyasalar tarafından “itiraf” olarak algılandı. Sonunda Fed, Ocak ayından itibaren varlık alımlarını aylık 15 milyar Dolar değil 30 milyar Dolar azaltacağını açıkladı. Fed tarafında asıl beklenmeyen gelişme ise noktasal grafikte öne çıkan 2022’de 3 faiz artışı beklentisi oldu. Diğer taraftan ECB, Mart 2022 itibariyle PEPP (pandemi acil varlık alım programı) kapsamında gerçekleştirdiği alımları sonlandıracağını açıklarken İngiltere Merkez Bankası politika faizini %0.10’dan %0.25’e yükselterek faiz artıran ilk büyük merkez bankası oldu. Özetle küresel enflasyon, büyük merkez bankalarını parasal sıkılaşmaya zorluyor diyebiliriz.

Enflasyon ve parasal sıkılaşmaya ilişkin gelişmeler ons altın cephesinde nasıl fiyatlanıyor diye bakacak olursak tam bir bekle gör havası mevcut. Çünkü hem enflasyonun para politikası ile ne ölçüde baskılanabileceği bilinmiyor hem de dünya genelinde 300 trilyon Dolar’a ulaşan borç miktarının Merkez Bankaları’nı parasal sıkılaşma konusunda ne kadar cömert kılacağı konusu tam bir belirsizlik. Diğer taraftan enflasyonun baskılanamaması ihtimali stagflasyon endişelerini doğuruyor. Ancak dediğim gibi tüm bu konular tam bir belirsizlik içerisinde. Önümüzdeki süreçte belirsizliklerin ons altını 1760 üzerinde tutması muhtemel görünüyor. 1760 seviyesinin aşağı kırılması için belirsizliklerin biraz daha az olduğu bir hikayeye ihtiyaç var. Bu seviye üzerinde kalındıkça 1760-1830 aralığı kotasyonların gerçekleştiği bölge olmayı sürdürebilir. 1830 seviyesi ise önemsediğimiz seviye olmayı sürdürüyor ve bu seviyenin kırılması için bekle gör havasını bozacak gelişmeler olup olmadığı izlenecek.

Gram altın cephesinde ise Aralık ayı oldukça karışıktı. Aya 780 seviyesinden başlayan gram altın DolarTL’nin seviyesinde rekor kırması ile %35 primlenerek 1058 seviyesine kadar yükseldi. Ancak DolarTL’nin rekor seviyesinden sert geri çekilişi ile gram altın da sert düşüş gösterdi. Önümüzdeki süreçte Hazine ve Maliye Bakanlığının kur korumalı mevduat ürününe yönelik açıklamalar ve bilgi akışları DolarTL cephesinde ve dolayısıyla gram altın üzerinde yakından izlenecek. Teknik açıdan 660-770 gibi geniş bir bant gram altının içerisinde dalgalanabileceği bir aralık olabilir.

Esra Uzun



Yazar Hakkında :