Negatif faizin gelişmekte olan ülke piyasalarına etkileri

Faiz oranları piyasanın durgunluk dönemlerinde düşüş eğilimindedir çünkü daralan iş hacmi kredi taleplerini azaltır ve merkez bankaları önlem olarak faiz oranlarını düşürerek likiditeyi arttırma yoluna giderler

Küresel krizin etkilerinden kurtulmak ve piyasayı canlandırmak için durgunluk dönemlerinde alınan parasal genişleme önlemleri yeterli olmayınca enflasyon ve iç talepteki daralmayla mücadele etmek için negatif faiz uygulamaları gündeme gelmeye başladı.  Negatif faizin uygulandığı ülke üzerinde makroekonomik açıdan hem olumlu hem de olumsuz etkileri bulunmaktadır.

Negatif faiz oranları tasarrufların yatırımlara yönelmesini sağlayarak büyüme üzerinde pozitif etki yaratsa da uygulama nedeniyle özellikle kısa vadeli tahvillerde getirilerin düşmesi portföy yatırımlarının yüksek faizli ülkelere yönelmesine neden olacaktır.    

 Son dönemde Avrupa Merkez Bankası, Japonya, Almanya İsviçre gibi güvenli limanlarda yaygınlaşmakta olan negatif faiz uygulamasına rağmen tasarruflar artmaya devam ediyor. Yani hane halkı gelecek endişesi nedeniyle harcama yerine tasarrufa yönelmeye devam ediyor. Özellikle kurumsal sermayenin Euro bölgesinden kısmen de olsa gelişmekte olan ülkelere doğru hareket ettiği ve gelişmekte olan ülkelere fon akışında bir hareketlenme yaşandığı gözlenmektedir.

Negatif faiz uygulamasının sonucu olarak gelişmekte olan ülkelerde fırsat arayışında olan küresel sermaye tasarruf oranları düşük olan bu ülkelerin istikrarlı bir kalkınma düzeyine ulaşması için önemli bir fırsattır. Gelişmekte olan ülkelere yönelen fon akışları ekonomik büyümenin artmasına yardımcı olacaktır. Doğrudan yabancı yatırımlar için ülkeye gelen yabancı sermaye ev sahibi ülkede istihdam artışı, dış ticaret açığının azalması, ekonomik büyümenin arttırılması gibi bazı sosyal ve ekonomik faydalar sağlamaktadır. Doğrudan yabancı sermaye yatırımları bir ülkede firma satın almak, birleşme, yeni bir işletme kurmak, mevcut bir şirketin sermayesini arttırmak şeklinde gerçekleştirilebilir. Bu tür doğrudan sermaye girişlerinin ülke ekonomisi üzerindeki etkileri orta ve uzun vadede görülebilmektedir.

Ancak; Yabancı sermaye ülkenin para biriminin değerlenmesine neden olacağından,  aşırı değerli para gelişmekte olan ülkelerin dış ticaret dengesini bozarak cari açığı arttırıcı etki yaratabilir.

 Gelişmekte olan ülkelere yönelecek tasarrufların bir diğer etkisi ise özellikle finansal piyasalarda spekülatif işlemlerde artışa neden olmasıdır. Dolaylı yatırım olarak adlandırılan portföy yatırımları Ekseriyetle 1 yıl ve altında kısa vadeli sıcak para olarak tanımlanan yatırımlardır. Bu tür yatırımlar yüksek faiz ve spekülatif kazanç hedefler ve ülkeyi her an terk etme riski taşır. Geçici süre kalkınmaya katkı sağlayarak finans piyasalarında bahar havası yaşanmasına neden olur. Yeterli getiriyi sağladıktan sonra ya da risk gördüğü anda kısa sürede ülkeden çıktıklarında ülke para biriminin değer kaybetmesi, faizlerin yükselmesi, borsaların düşmesi gibi sorunlara sebep olarak finansal piyasalarda krizlerin artmasına neden olurlar. Diğer bir sakıncası da yabancı sermaye eğer tüketimin finansmanında kullanılırsa enflasyon artışına neden olacaktır.