Gelişenler pozitif ayrışırken, TL'de durum ne olacak?

Gelişmekte olan ülke piyasalarında temmuz ayı oldukça pozitif geçti ve IIF ( Uluslararası Finans Enstitüsü) verilerine göre 20 milyar $’a yakın fon girişi izlendi. Küresel çapta Dolardaki zayıf seyir ve petrol fiyatlarındaki toparlanma bu girişi desteklerken, TL’nin de bu durumundan pozitif nemalandığını görmekteyiz. Ancak, USD/TL kurunun diğer GOP para birimlerine kıyasla daha zayıf tepkiler verdiğini söyleyebiliriz. 

TCMB’nin Ocak ayından bu yana uygulamış olduğu sıkı duruş politikası, referandumun geride kalması ve erken seçim belirsizliğinin ortadan kalkması aslında TL açısından pozitif fiyatlanan unsurlar olarak yorumlanıyor. Son dönemde,
Türkiye’ye yönelik risklerinde azalıyor olması Türkiye’nin 5 yıllık CDS rakamının yönünü aşağı çevirmesine neden oluyor. Ancak, bu tabloya rağmen TL’nin Dolar karşısında çok güçlü bir görünüm sergilediğini söylemek güç.  

Türkiye’nin siyasi tarafındaki tansiyon geçtiğimiz aylara göre oldukça sakin. Enflasyon rakamlarında ise temmuz ayında yıllık bazdaki düşüşün sürdüğü görülmekte ancak yıllık bazda çekirdek enflasyonda bir artış dikkat çekmekte. Dolayısıyla, çekirdek enflasyondaki artış TCMB’nin sıkı duruşunu sürdürmesine neden olduğu gibi bir süre daha bu duruşun devam etmesi beklenebilir. Şimdilik piyasalarda, TCMB’nin faizlerde bir indirime gitmeyeceği algısı TL açısından pozitif fiyatlanıyor. 

Ağustos ayının ikinci haftasındayız ve Dolardaki sakin seyir sürmeye devam ediyor. Bu ay, Fed’in toplantısı yok ve gelen ABD verilerinin de piyasalar üzerinde etkisi sınırlı kalıyor. Dolayısıyla, ağustos ayı içerisinde piyasalarda güçlü Dolar algısının oluşmayabilir. Trump desek zaten vaatlerini gerçekleştirmekte zorlandığı için piyasanın ona olan güveni her geçen gün zayıflıyor. Ağustos ayında yine Trump kaynaklı hareketlilik izleyebiliriz ama Doları güçlendirebileceğini düşünmüyoruz. Dolayısıyla, Dolarda ağustos ayı içerisinde sınırlı toparlanmalar görülebilir. 

Uzun bir süredir piyasalarda güçlü Dolar algısı izlenmiyor ve bu ayda bu algının olabileceğini düşünmüyoruz. Doların bu seyri gelişmekte olan ülke piyasaları açısından bir fırsat olabilir ancak unutmamak gerek Doların yanında petrol fiyatlarını da takip etmekte yarar var. Temmuz ayında, petrol fiyatlarındaki toparlanmada GOP’lar açısından olumlu fiyatlanmıştı ve ağustos ayında da petrol fiyatlarında aşağı yönlü hareketler izlenmediği takdirde GOP’lar üzerinde ılımlı seyrin sürmesine destekleyici olabilir.

Sakin bir ağustos ayı diyoruz ama “Jackson Hole” toplantısını unutuyoruz. 24-26 Ağustos tarihlerinde yapılacak olan toplantıda en önemli iki ismin konuşması gerçekleşecek. ECB Başkanı M. Draghi ve Fed Başkanı J. Yellen konuşmaları bulunuyor. Draghi’nin konuşması GOP’lar açısından şimdilik büyük bir risk teşkil etmiyor ancak Yellen için aynı şeyi söylemek güç. Yellen, 19-20 Eylül Fed toplantısındaki basın açıklamasından önce Jackson Hole toplantısında piyasaları hareketlendirmek isterse bunu çok rahat başarabilir. Ağustos ayının son haftasında Yellen kaynaklı Dolarda bir hareketlenme izleyebiliriz. Ama, yeni bir trendin habercisi olacağını düşünmemekle birlikte piyasalar iştahla Doların daha da hareketlilik kazanması için eylül ayı Fed toplantısını bekliyor olacaktır. 

Bu kadar hikayeden sonra isterseniz USD/TL kurunu kısaca ele alalım;

Kurda, ağustos ayının ilk gününden beri büyük bir değişiklik bulunmuyor. Uzun bir süredir takip ettiğimiz, 3.50-3.54 aralığındaki seyrini koruyan kur için bu ayki beklentimizde bu aralıktaki seyrini korumaya devam edeceği yönünde. Zaman zaman aralığın alt ve üst sınırında kırılmalarla karşılaşabiliriz özellikle 3.54 seviyesinin üzerine doğru hamleler beklenebilir. Ancak, kurun 3.54 seviyesinin üzerine yerleşebilecek güçte olmadığını da söylemek mümkün. Dolardaki bu seyre rağmen 3.50 seviyesinin altına geri çekilmelerde de zorlandığını izliyoruz. Dolayısıyla, bu ay için 3.50 seviyesinin altı yine zor gibi duruyor. Kısacası, kurda düşüşler bu ayda sınırlı kalabilir ve kurun yukarı yönde tepki verme isteğiyle karşılaşabiliriz.