EURO

Avrupa birliğinin ortak para birimidir. Euro bölgesinde yasal ödeme aracı olarak Euro’yu seçen 19 ülke bulunmaktadır. 

EURO’YA GEÇİŞ 

13 Mart 1979’da Avrupa Topluluğu ülkelerinin katılımıyla kurulan Avrupa Para Sistemi parasal birliğin ilk adımı olarak kabul edilmektedir. Avrupa Para Sistemi EMS’nin kurulmasındaki temel amaç Avrupa’da parasal istikrar sağlamaktı ve bu amaçla üye ülkelerin para birimlerinden oluşan bir sepete bağlı olarak Avrupa Para Birimi ECU devreye sokuldu.  ECU, üye ülkelerin paralarının ekonomik ağırlıklarına göre belirlenen miktarlarda bir araya gelmesiyle oluşan bir sepettir. Örneğin ECU sepetinde Alman Markı’ nın %30, Fransız Frank’ının % 20 ağırlığı mevcuttu.   
1992 Yılında imzalanan ve 1993 yılında yürürlüğe giren Maastricht anlaşması 12 AT ülkesi tarafından kabul edilmiş ve bu anlaşmayla Avrupa Merkez Bankası ve Avrupa Yatırım Bankası’nın kurulması kararlaştırılmıştır. 

Maastricht Antlaşması’yla,  Avrupa’da
- Ekonomik ve parasal birliğin temelleri atıldı
- Ortak dışişleri ve güvenlik politikasına karar verildi
- Adalet ve içişlerinde işbirliği kararı alındı
- Avrupa Topluluğu, Avrupa Birliği adını aldı. 

Birliğin hedefi olan tek para birimi EURO 1 Ocak 1999 tarihinden itibaren hesaben, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren de efektif olarak kullanılmaya başlanmıştır. 
Euro öncesi dönemde ülkelerin kısa dönemli ihtiyaçlarını karşılamak için merkez bankaları sürekli para politikalarında değişikliğe gidiyordu ve bu da ticareti olumsuz etkiliyordu. Euro’ya geçiş ile Euro para biriminin ECB (Avrupa Merkez Bankası) tarafından yönetiliyor olması sayesinde Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve bankalar politik baskılardan etkilenmeden ekonomilerine en uygun para politikalarını izlemeye başladılar. Euro’ya geçiş ile ürün fiyatlarının karşılaştırması da kolaylaşmış ülkeler arası seyahatlerde döviz değişimi zorunluluğu ortadan kalkmış işgücü ve ürünlerin sınırlar ötesine geçişi kolaylaşarak iş ve üretim verimliliği artmıştır. 

EURO’NUN DEĞERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Bütün para birimlerinde olduğu gibi Euro’ya da etki eden en önemli faktörlerden biri enflasyon oranlarıdır. Euro Bölgesi ‘nde (Eurozone) enflasyon yüksek olduğunda Euro’nun fiyatı düşecektir. Eurozone raporları gelmeden önce Avrupa Bölgesi enflasyonunu takip etmek için Avrupa ülkelerinin enflasyon verileri ve Euro bölgesi enflasyon tahminleri takip edilebilir. 
Avrpa Bölgesi ve Avrupa Ülkeleri’nin güven endeksleri Euro’yu etkileyen diğer faktörlerdendir. Zew endeksi özellikle Avrupa piyasalarını takip edenler için oldukça önemlidir. Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi ZEW (Zentrum fur  Europaische Wirtschaftsforshung) Avrupa ekonomisi ve kurumlar ile ilgili araştırmalar yapan bir kurumdur.  Zew endeksi 350 adet analist ve ekonomistin önceden hazırlanmış anket sorularına verdikleri cevaplardan oluşur ve olumlu görüş ve olumsuz görüş yüzdeleri arasındaki fark alınarak hesaplanır. Anket Alman ekonomisi ile birlikte Avrupa Birliği, Japonya ve İngiltere ile ilgili görüşlere de yer vermektedir. Zew anket sonuçlarının beklentilerden iyi gelmesi Euro’nun değerinde artış ihtimalini kuvvetlendirir. 
Euro’nun değerini etkileyen en önemli nedenlerden biri de Avrupa Merkez Bankası ECB’nin para politikalarıdır. ECB’nin faiz oranlarında artışa ya da azalışa gitmesi para biriminin değer kazanması ya da kaybetmesine neden olur.

Gayri safi yurt içi hasıla ülkelerin ekonomik performansını izlemeye yardımcı olan en önemli makro ekonomik göstergedir. Avrupa Bölgesi büyüme verisi GDP (Gross Domestic Product) yani GSYİH’ da ki artış ve azalış Euro’nun değerini etkileyen diğer önemli etkendir. 

Euro’nun gelecekteki değerini tahmin etmek için takip edilmesi gereken raporlardan bir diğeri de Ödemeler dengesi raporudur. Euro Bölgesi’nin (Eurozone) para giriş ve çıkışlarını gösterir. Ödemeler dengesi raporu bölgenin bir yılda diğer ülkelerle yapmış olduğu ekonomik işlemlerin ne yönde olduğu hakkında bilgi veren bir rapordur. Bilançonun açık vermesi ithalatın ihracattan fazla olduğunu, ödemeler dengesinde bozulma olduğunu gösterir. Dış açık veren ülkelerin para birimlerinin yabancı paralar karşısında değerinin düşmesi beklenir. Tam tersi durumda yani cari hesaptaki rakam pozitif olduğunda ise, bölgeye giren para çıkan paradan fazladır ve Euro’ nun değerinin yükselmesi beklenir. Döviz kurlarının belirleyici etkenlerinden bir tanesi de sermaye hareketleridir. Günümüzde sermaye hareketlerinin dış ticaret hacminin yüz katı kadar olduğunu düşünürsek, sermaye giriş çıkışları bir ülkedeki döviz miktarını önemli ölçüde değiştirdiğinden özellikle döviz kurlarının kısa vadeli hareketlerinde sermaye hareketlerinin payı yüksektir. Sermaye hareketlerine neden olan en önemli nedenlerden biri de spekülatif işlemlerin artmasıdır.  

 
Bütün bu ekonomik gelişmelerin yanı sıra siyasi istikrar, özellikle euronun dolar karşısında değerini etkileyen petrol fiyatları da Avrupa Birliği Para Birimi euronun değerini etkileyen diğer faktörlerdir.  


EURO kullanan AB ülkeleri

Almanya, Avusturya, Belçika, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya, Kıbrıs Rum Kesimi, Letonya, Lüksenburg Malta, Portekiz, Slovakya, Slovenya, Yunanistan

EURO kullanmayan ülkeler

Birleşik Krallık (İngiltere) ve Danimarka, İsveç, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Macaristan, Polonya ve Romanya

AB Üyesi olmadığı halde EURO kullanan ülkeler

Andorra, Monako, San Marino ve Vatikan, Karabağ ve Kosova