Doların ateşi sönüyor mu?

Şimdilerde en önemli gündem maddesi küresel piyasalarda ABD Dolarına yönelik zayıf algılar diyebiliriz. Öyle ki, dolar endeksi en son 2014 yılı Aralık ayında gördüğü seviyelere geriledi. Şu sıralar dolar endeksi 90 seviyesinin altında zayıf bir tablo çiziyor. 

Amerika Birleşik Devletleri, 2017 yılına yeni ABD Başkanı D. Trump’ın ABD ekonomisini sağlam temellere taşıyacak reformlara yönelik beklentiyle başlamıştı. 2016 yılı Kasım ayında (ABD Başkanı seçimleri) ABD Dolarında başlayan ralli, dolar endeksini 100 seviyesinin üzerine taşıdı. Ancak 2017 yılı başından itibaren yüksek beklentiler ve oluşan güçlü algı, yavaş yavaş yerini durağan bir seyre bıraktı ve dolar endeksinde önemli ivme kayıpları yaşanmasına neden oldu. Özellikle bu dönemde Trump’ın popülist söylemlerinin artması ve ABD’nin daha önce şahit olmadığı bir Amerikan Başkanı imajı çizmesi doların gevşemesine olanak sağladı. Diğer yandan Amerika Merkez Bankası (Fed) para politikasında kademeli faiz artırımını devam ettirerek piyasalara bu cephede yeni bir hikaye vermedi. 

2018 yılında ise global ölçekte fiyatlamaları yönlendiren ana hikayenin Amerika Merkez Bankası ya da ABD Doları olmaktan uzaklaştığını izliyoruz. Küresel piyasalarda piyonlar yer değiştiriyor ve oyun farklılaşıyor. 

Dünya büyümesinin sağlıklı ve birbirine entegre bir şekilde gelişmesi Merkez Bankalarının kendi ekonomilerine karşı daha net mesajlar vermesini destekliyor. Amerika Merkez Bankası gibi oyun değiştirici diğer küresel Merkez Bankaları daha cesur adımlar atmaya başladı. Bu noktada en iyi örnek Avrupa Merkez Bankası ve Euro Bölgesi olsa gerek. 2017 yılında Euro Bölgesi özel sektör genişlemesinin son üç yılın üzerine çıkması, istihdam sağlanması açısından temellerin sağlamlaşması ve en önemlisi bölgedeki büyümenin güçlenmesi, piyasadaki algının Euro Bölgesi ekonomisine ve Euro’ya kaymasına neden oldu.

2018 yılında Doların cazibesi solabilir

Avrupa, Çin gibi oyun değiştirici ülkelerin büyüme performansları göz doldurmaya devam ediyor. Diğer yandan değişen ekonomik koşullarla birlikte Avrupa ve Japonya Merkez Bankaları daha şahin söylemler içerisine girdiler. ABD büyümesi destekleyici olmasına karşın küresel büyümenin ön planda olduğu bir sürece girdik. Bu durum önümüzdeki günlerde Doların cazibesinin daha da azalmasına neden olabilir.

Fed’in 2018 yılına 3 faiz artıracağını biliyoruz ve piyasalar açısından bir sürpriz değil. ABD’de yasalaşan vergi reformu ABD ekonomisine önemli katkılar yapamaz ise muhtemelen Fed 2018 yılında üç faiz artırımı ile sınırlı kalacak. Piyasa fiyatlaması açısından Amerika Merkez Bankasının adımları daha sakin fiyatlamaya denen olabilir ve bu noktada piyasanın ilgisi sürprize açık Merkez Bankalarına kayabilir.

Algının diğer ülkelere kayması küresel bazda fon akışlarında da kaymalara neden olacaktır. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin son dönemde hızlanması ve 2017 Mart ayı seviyelerine gelmesi çıkışların oluştuğunu gösteriyor. Sterlin, Euro, Yen gibi gelişmiş ülke para birimleri Dolar karşısında ciddi bir güçlenme içerisine girdiler. Bu durumun devam etmesi gelişmekte olan ülke para birimlerine fon girişlerini daha da destekleyecektir.

Özetle, 2018 dengelerin değişebileceği bir yıl olmaya aday gibi görünüyor. ABD Doları bu yıl zayıf bir tablo çizmeye devam edebilir. Bu yıl, önümüzdeki yılları kapsayacak nitelikte oyun değiştirici gelişmeler yaşanması muhtemel. 

Dolar Endeksi Grafiği : Dolar endeksi 2014 Aralık seviyelerine geriledi