Bahara girerken piyasalarda riskler hala masada

Esra Uzun
Hem büyük merkez bankalarının toplantılarını ve kritik kararlarını, hem de savaşa yönelik gelişmeleri izlediğimiz Mart ayını geride bıraktık. Mart ayında küresel piyasalar son yılların belki de en kritik Fed toplantısını atlattı, 2018’den bu yana ilk faiz artışı gerçekleşti. 25 baz puanlık faiz artışına gidilirken, noktasal grafikte önümüzdeki 6 toplantının tamamında da faiz artışına gidilmesinin beklentisi öne çıktı. Dahası toplantı sonrası hem Başkan Powell hem de guvernörler daha da şahinleşerek önümüzdeki toplantılarda daha yüksek (50 bp) faiz artışlarını desteklediklerini açıkladı! 

Fed’in bu denli şahinleşmiş olması, haliyle ABD’nin tahvil faizlerinde ciddi yükselişlere kapı açıyor. 10 yıllık tahvil faizleri %2’nin üzerine yerleşirken kısa vadeli tahvil faizlerinde de hatırı sayılır bir yükseliş söz konusu. 2 yıllık tahvil faizleri 31 Aralık 2021’de bulunduğu seviyenin yaklaşık 3 katına kadar yükselmiş durumda. Yükselen tahvil faizleri ise kaçınılmaz bir biçimde güvenli limanlar üzerinde baskı yaratıyor. 

Rusya-Ukrayna hattında gerçekleşen gelişmeler, Şubat ayında ve Mart ayının ilk haftalarında gündemin ilk sıralarında kendine yer bulmasına karşın, son haftalarda hem haber akışı hem de savaşın fiyatlamalara olan etkisi iyice azaldı. İki ülke arasında müzakereler sürerken piyasalar anlaşma olasılığına daha sıcak bakıyor. Emtia cephesinde ilk haftalara nazaran yükseliş ivmesinde yavaşlamaya karşılık özellikle borsa endekslerinde savaşın etkisi biraz daha geri planda fiyatlanıyor.

Emtia cephesine girmişken, bu yazının kaleme alındığı dakikalarda savaşın ne kadar süreceği konusu belirsizliğini korurken, zamanın enflasyon lehine işlediği bir gerçek. Yani birçok emtiada dünyanın en yüksek ihracatçıları arasında yer alan Rusya-Ukrayna’nın savaşı döneminde, emtialar cephesinde tansiyon yüksek ve haliyle enflasyon üzerinde yukarı yönde risk oluşuyor. Üstelik Rusya’ya uygulanan yaptırımlar dolayısıyla savaş sona erse bile birçok ülke açısından bu riskin sürmesi bekleniyor. Enflasyon endişeleri, son 6 aydır piyasa aktörleri tarafından sıkça dile getirilen stagflasyon olasılığını da gündeme taşıyor. Yani mevcut hikaye ile güvenli limanlar, şahin Fed’in baskısı ile savaş ve enflasyon/stagflasyon endişelerinin desteği arasında bir fiyatlama davranışı içerisinde sahneleniyor.

Nisan ayı merkez bankaları toplantısı açısından Mart’a göre sakin geçecek. Ancak yine de üyelerden ve başkanlardan gelecek açıklamalar piyasaların odağında yer alacak. Savaşa ilişkin gelişmeler de yakından izlenecek. Ayrıca özellikle emtia cephesindeki fiyatlamalar da önemini koruyor.

Ons altın Mart ayında savaş gerginliğiyle 2070 seviyesini görerek neredeyse 2020 zirvesini kırmak üzereyken barışçıl diplomasinin ön plana çıkmasıyla gerilemiş durumda. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizlerinin %2 üzerine yerleşmiş seyri de değerli metaller üzerindeki baskının en önemli sebeplerinden biri. Sıkı para politikasına ek olarak savaşın sonlanması halinde ons altında sert düşüşler beraberinde gelebilir. Savaşta gerilimin artış göstererek sürmesi halinde ise 2020 zirvesi ve üzerine yükselişler izlenebilir. Ons altında Nisan ayında volatilitenin yüksek seyredebileceği bir görünüm ve geniş bantta 1830-2075 aralığında hareketlerin gerçekleşebileceği bir alan söz konusu.

Esra Uzun



Yazar Hakkında :