Altın ve Altın Fiyatlarını Etkileyen Faktörler

Altın önemli küresel rezerv bir varlık ve geleneksel bir yatırım aracıdır.  Doğada serbest halde bulunması, asitlere karşı dayanıklılığı ve kolay işlenebilir olması gibi özellikleri ilkçağlardan beri insanların ilgisini çekmiştir. Altının ’’AU’’  sembolü Latince, altın anlamına gelen ‘’Aurum’’ kelimesinin kısaltılmış halidir. Doğada yerkürenin milyonda biri büyüklüğünde altın kaynağı olduğu tahmin edilmektedir. Altın finans piyasaları ve ülke ekonomileri açısından da oldukça önemlidir ve para birimi olarak seçilmiş tek değerli elementtir.

Altının üretim miktarının talebe göre sınırlı olması, yerini dolduracak (ikame) başka bir malzemenin bulunmaması kıymetli maden olma özelliğini sürdürmesine neden olmaktadır. Dünya Altın Konseyi’nin verilerine göre,  Keşfedildiği andan 2013 yılına kadar yaklaşık 177.000 ton altın üretildiği ve yeraltında 52.000 ton altın bulunduğu tahmin edilmektedir. Altının tahmini işlem hacmi ise,  yılda 300.000 tonu geçmektedir. Bu miktar, bir yıllık dünya altın üretiminin yaklaşık yüz katıdır. Global piyasalarda 24 saat kesintisiz fiyatlanan ve uluslararası bir emtia olan altındaki bu işlem hacmi, hem fiziki hem de kağıt üzerindeki işlemlerin toplamından oluşmaktadır.

Altın, Bretton Woods Antlaşması’na kadar parasal sistemin temelini oluşturmaktaydı. Bretton Woods Antlaşması ile uluslararası ödemelere yeni bir sistem getirildi bu anlaşmayı imzalayan ülkeler sabit kur sistemini benimsediler ve uluslararası rezervler altına dayandırıldı.  ABD doları altına dönüştürülebilir uluslararası tek rezerv para olarak kabul edildi.  Anlaşmayla 1 ONS altının değeri 35 dolar olarak belirlenmiştir. 1970’ lerde ABD’ de yaşanan yüksek enflasyon sorunu gibi nedenlerle dolar altın karşısında değer kaybetmeye başladı. Dolara güven sarsıldığından, 1971 yılında anlaşmadan vazgeçildi ve dolar altın karşısında devalüe edildi. Doların altın karşısında devalüe edilmesiyle, altın merkez bankaları tarafından rezerv olarak kullanılmaya başlanmış ve bu durum altının bireysel yatırım aracı olarak talep görmesine neden olmuştur.

İlerleyen dönemlerde, özellikle 80’li ve 90’lı yıllarda finansal piyasalarda yaşanan gelişmelerle alternatif yatırım araçlarının çoğalması altının diğer yatırım araçları karşısında cazibesini yitirmesine neden olmuştur. 2000’li yıllarda finans piyasalarında yaşanan çalkantılardan kaynaklanan belirsizlikler nedeniyle altın tekrar güvenli liman olarak cazip hale gelmiştir. Finans sektöründe zaman içerisinde oluşan önemli yapısal değişiklikler günümüzde altının teminat olarak yaygın bir şekilde kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. Altın artık finans piyasalarının önemli bir likidite yönetim aracıdır.  Altın bankacılığının gelişmesi, altın varlığına dayalı finansal araçların sayısını da arttırmış, fiziki altına dayalı işlemlerin hacmi artmıştır.

2008 yılındaki küresel krizin etkisiyle altına dayalı işlemlerin arttığı ve altın fiyatlarının rekor seviyelere ulaştığı gözlemlenmektedir. Krizin etkisiyle mücevhere dayalı altın talebinin yerini yatırıma dayalı altın talebi almış külçe ve sikke altın talebinde %45,5 oranında artış gözlemlenmiştir. Finansal likidite sıkıntısını çözmek için uygulanan parasal genişleme politikalarının sonucu Amerikan ekonomisinde görülen iyileşme nedeniyle Amerikan Merkez Bankası Fed’in varlık alımlarını durdurması altın fiyatlarının seyrini olumsuz etkilemiştir. 

Altın Fiyatını Etkileyen Faktörler

Altın üretim ve yatırım amaçlı kullanılan bir madendir. Aynı zamanda, hem spot hem de forex piyasası gibi türev piyasalarda işlem gören bir yatırım aracıdır. Altının fiyatını etkileyen faktörler, altının arz ve talebini etkileyen faktörlerdir.

1-Mücevher talebi başta olmak üzere altına olan endüstriyel talep

2-Madencilik şirketlerinin altın çıkarma maliyetleri

3-Altın arz ve talebinde ağırlıkları yüksek olan ülkelerin jeopolitik durumları

4- Petrol ve diğer emtiaların fiyatları

5- Merkez bankalarının altın alış ve satış işlemleri

6- Merkez bankalarının para politikaları

7-Reel faiz hadleri

8-Enflasyon oranları

9-Dünya ekonomilerinin büyüme hızları

10-Altın üreticilerinin hedging işlemleri

11-Altının işlem gördüğü vadeli piyasalardaki kısa ve uzun pozisyon miktarı

12-Spekülatif amaçlı işlemler

13-ABD Doları’nın diğer para birimleri karşısındaki değeri

Altının Arzını etkileyen nedenler;

Altın; mücevherat sektörü ve endüstriyel kullanımının yanı sıra yatırım aracı olarak talep gören bir madendir. Altının arzı, sadece madenden çıkartılan altınla sınırlı değildir. Madenden çıkarılan altın toplam altın arzının %60’ını oluşturmaktadır. Geri dönüşüm olarak kullanılan hurda altın işlemleri, merkez bankalarının altın satışları ve altın teminatı karşılığı verilen krediler de altının arzına dahildir.

Madenden çıkarılan altının fiyatı, altının kalitesinden ve çıkarılma tekniğinden de etkilendiği için fiyat esnekliği oldukça düşüktür. Altın çıkarma maliyetlerindeki değişiklik altın fiyatlarını yakından etkiler. Son 10 yılda, üretim maliyetleri yükseldiği için madenden çıkartılan altının arzının düştüğü görülmektedir. Arzda meydana gelen azalmaya karşın talebin yüksek seyretmesi fiyatların değer kazanmasına neden olur.

Altın fiyatları, yüksek miktarda altın üretimi yapan ülkelerin ekonomik durumlarıyla da ilgilidir. Dünyadaki toplam altın üretiminin %75’i, 20 ülke tarafından yapılmakta ve Çin dünyadaki altın üretiminin %14’ünü karşılamaktadır. Dünyadaki en büyük altın üreticisi ülkelerin başında, Güney Afrika, ABD, Avusturya, Rusya, Kanada ve Çin gelmektedir.

Altın Grafiği

Altının arzını etkileyen faktörlerden biri de merkez bankalarının altın rezervleridir. Merkez bankaları Kur istikrarını sağlamak ve enflasyondan korunma amacıyla ya da ekonomik krizlere karşı farklı para birimleri, külçe ya da madeni para şeklinde rezerv birikimi yaparlar. Merkez Bankalarının elindeki altın rezervinin artması altın fiyatlarında yükselişe neden olmaktadır.

Altın fiyatlarındaki artış, ABD gibi önemli miktarda altın rezervi bulunduran ülkelerin elindeki rezervin değerini arttırır.

En çok altın rezervi olan ülkeler (2014)

Altın Grafiği

Altın Talebini Etkileyen Faktörler

Altına olan talebin artışı altın fiyatlarında yükselişe neden olmaktadır. Altının en çok talep gördüğü alanlardan biri mücevher endüstrisidir. Aşırı yükselen altın fiyatları mücevher amaçlı kullanımı olumsuz etkilemektedir. Küresel kriz yaşandığı dönemlerde altın talebinin mücevher endüstrisinden yatırıma doğru kaydığı görülmektedir. 2002 yılında mücevher için kullanılan altın toplam altın talebinin %79’unu oluşturmaktayken, küresel krizin yaşandığı 2008 ve 2009 yıllarında mücevher amaçlı kullanım %57 ye gerilemiş,  yatırıma dayalı altın talebinde artış meydana gelmiştir. Kriz döneminde emtia fiyatlarında genel bir artış yaşanmasına rağmen, altın diğer emtialardan daha popüler bir yatırım aracı haline gelmiştir. Kriz dönemleri dışında, Fiziki altın talebinin en yoğun olduğu dönem hasat zamanı olması, düğünler ve turistik seyahatlerin artması nedeniyle yaz aylarıdır. Türkiye dünyada, altın talep eden ilk beş ülke arasında yer almaktadır. Ülkemizde altın yatırımları büyük ölçüde fiziki olarak yapılmaktadır. Talep, hem mücevher hem de yatırım amaçlıdır. Ancak fiziki altın yatırımları saklama, güvenlik, işlem maliyeti, düşük ayar gibi riskler barındırır.

Mücevher olarak altın talebinin yüksek olduğu Çin, Hindistan, Rusya gibi ülkelerin ekonomilerinde yaşanan gelişmeler altına olan talebi doğrudan etkilemektedir. Ekonomilerde yaşanan olumlu gelişmeler mücevher olarak fiziki altına olan talebi arttırırken, kötüleşme sinyalleri mücevhere olan talebi daraltıcı etki gösterir. Geçtiğimiz yıllarda Çin ve Hindistan’ın fiziki altın talebinde görülen azalmanın altın fiyatlarını olumsuz etkilediği görülmüştür. 

Altın Grafiği

Altın fiyatları diğer menkul kıymetlerle ters korelasyona sahiptir. Özellikle kriz dönemlerinde menkul kıymetlerden çıkış yaşanırken altına olan talebin arttığı gözlemlenmektedir.

Altın fiyatlarıyla dolar arasında da ters korelasyon bulunur. ONS altının fiyatı dolar cinsinden belirlenmektedir. Dolar değer kazandığında XAUUSD düşer. ABD ekonomisinde olumsuz gelişmeler yaşandığında yatırımlar dolardan altına doğru kayar ve XAUUSD’nin fiyatı yükselir. Doların 6 majör para biriminden oluşan bir sepet karşısındaki değerini ölçen dolar endeksi ile altın fiyatları arasında ters korelasyon olduğu gözlemlenmektedir.

Fed’in kararları altın fiyatlarında önemli dalgalanmalara neden olmaktadır. Fed’in parasal genişleme politikası çerçevesinde yaptığı varlık alımları doların likiditesini arttırdığından, doların değer kaybetmesine neden olmuş ve altın fiyatları yükselmiştir. Doların değer kaybettiği 2010 yılında altın fiyatları %29 civarında artış gösterirken, 2013 yılında Fed varlık alım programını sonlandırma kararı aldıktan sonra dolar değer kazanmış ve altın fiyatlarında % 30 civarında düşüş yaşanmıştır.  

Altın Tablo

Merkez bankalarının para politikaları da altın talebini etkileyen önemli nedenlerdendir. Reel faiz oranlarında artış görüldüğü dönemlerde yatırımlar faize kayar. Reel faiz oranlarının düşmesi paranın getirisini azaltacağından yatırım parasının altına yönelmesine neden olur.

Küresel enflasyondaki artış paralarının değerini korumak isteyen yatırımcıların altına yönelmesine neden olur. Yüksek enflasyon beklendiği dönemlerde altın güvenli liman haline gelmekte ve altına olan talebin yükseldiği gözlemlenmektedir.

Altının dünyanın her yerinde paraya çevrilebilen bir yatırım aracı olması jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde altına olan talebi arttırmaktadır.

Dünya Altın Konseyi(World Gold Council) Altın Talep Trendleri 2014 Raporu

Dünya altın konseyinin raporuna göre küresel altın talebi bir önceki yıla göre %4 azaldı.

Dünya Altın Konseyi’nin (WGC)  ‘’Altın Talep Trendleri 2014’’raporuna göre, 2014 yılında altın talepleri 2013 yılına göre gerileme göstermiştir. 2013 yılında, 4.087,6 ton olan talep, 2014 yılında 3.923,7 tona geriledi. Ancak,  yılın son çeyreğinde 2013’ün 4. Çeyreğine göre %6 artış göstererek 930 tondan, 987,5 tona yükselmiştir.

2014 yılında görülen talep azalmasında mücevher amaçlı talepteki %10’luk düşüş etkili olmuş. Mücevher amaçlı talep 2014 yılında 2013 yılına göre azalsa da son 5 yıllık ortalama talebin %5 üzerindedir.

2014 yılında yatırım amaçlı talep 2013 yılına göre %2 artarak 904,6 tona ulaştı. Merkez bankaları 2014 yılında 477,2 ton altın alımı yaparak son 50 yılın en yüksek seviyesinde altın alımı gerçekleştirdi.

2014 yılında küresel altın arzında yükseliş yaşandı 2013 yılında 4273,4 ton olan küresel altın arzı 2014 yılında, 4278,2 tona yükseldi. Son çeyrekte arz geçen yılın 4. Çeyreğine göre azalarak %2 düşüşle 1091,0 tona geriledi.

2014 yılında maden altın arzı 3050.7 tondan 3114.4 tona yükselirken, hurda (geri dönüşüm) arzı 1262 tondan 1121,7 tona gerilemiştir.